23 Nisan’da Çocuk Olmak.

Bugün 23 Nisan. Faşist şeflik rejimi, şovenizmi güçlendirmek için “gelecek” olarak gördüğü çocukları kullanıyor. Çocuklara bir günlük göstermelik olarak bakanların, cumhurbaşkanının koltukları bırakılırken, diğer yanda salgın günlerinde bile çocukları korumayan bir anlayış hüküm sürüyor. Dünyada çocuklara özel bir gün verdiklerinin propagandasını yaparlarken diğer taraftan çocuk istismarını meşrulaştıran yasaları geçirmeye çalışıyorlar. Kız çocuklarının zorla evlendirilmesinin koşullarını güçlendiriyor, çocuk işçiliğini önlemek yerine çocukları esnek çalıştırmanın önünü açıyorlar.

Yeni tip koronavirüs (COVİD-19) önlemleri kapsamında Saray rejimi halka “evde kal” çağrısı yaparak pandemiden korunmanın sadece evde kalmak ile mümkün olacağı algısını yaratıyor. Çocuklar için evde kalmanın koşullarını sağlamadan, “uzaktan eğitim” adı altında çocuklara cinsiyetçi eğitim dayatılıyor. 4+4+4 ile birlikte giderek piyasalaşan ve niteliksizleşen eğitim bu koşullarda daha da niteliksiz hale geliyor. Evde kalmakla eğitim sadece niteliksizleştirilmiyor, çocuklar ebeveyn şiddetine daha çok maruz kalıyor. Geçtiğimiz günlerde 9 yaşındaki Ceylan, annesine şiddet uyguladığı için tutuklanıp ve bir yılın ardından tahliye olan babası tarafından öldürüldü.
“Geleceğimiz” dedikleri çocukları şiddetten korumak için hiçbir önlem alınmıyor, çocuklara yeterli psiko-sosyal destek sunulmuyor.

Kürdistan’da “barış” için en önde koşan çocuklara yağdırılan toplar, biber gazları ile yüzleşilmiyor. 12 yaşında 13 kurşunla katledilen Uğur Kaymaz, annesinin bedeninden parçalarını topladığı Ceylan Önkol, 15 yaşında 14 kilo olarak hayatını kaybeden Berkin Elvan, Roboski’de üzerlerine bombalar yağdırılan çocuklar hâlâ yüzümüze bakıyor. Onlarca çocuğun cinsel istismara maruz bırakıldığı Ensar Vakfı’nı kapatmak yerine, MEB ile ortak projeler yaptırılıyor. Çocuklara fosil yakıtlarla kirlettiğimiz bir dünya bırakılıyorken, çocukların park yerine hapishanelere girdiği bu koşullar altında sahte bir “çocuk bayramı” kutlaması yapılıyor.

Çocuklara değil, doymayan bir hırsla sermayeye yatırım yapılan bir düzende ne çocuklar özgür olabilir ne toplum. Gerçekten çocukların bayramlarını kutlayabilmemiz, çocukların yaşadıkları tüm sorunlara çözüm bulabilmemiz için önce bu sermaye düzenini yıkmakla işe başlamalıyız. 23 Nisan’da dedikleri gibi neşe ile dolamıyor çocuklar.

 

 

ESP Genel Merkezi

23 Nisan 2020