25. Yılında Yaşasın Gazi Ayaklanmamız!

12 Mart 1995 yılında devlet-kontrgerilla işbirliği ile Gazi Mahallesi’nde gerçekleştirilen katliamın ve katliama karşı ezilenlerin ayaklanması 25. yılında.

25 yıl önce Gazi Mahallesi’nde dört kahve ve bir pastanenin kontrgerilla tarafından taranması sonucu katledilen Alevi dedesi Halil Kaya’nın öldürülmesiyle başlayan ayaklanmada, 17 emekçi katledildi. Yüzlerce kişi polis ve asker müdahalesiyle yaralandı. Komünistlerin öncülüğünde başlayan ayaklanmada Gazi halkı devletin planlarını boşa düşürdü. Ezilen halklar faşizme karşı isyana dururken direniş İstanbul’un sayısız emekçi semtine yayıldı. Çok sayıda kentin yasaklı meydanlarında katliama kitlesel protesto gösterileri örgütlendi.  Emekçiler her yeri ayaklanmanın birer mevzisine dönüştürdü. Tarih 15 Mart’ı gösterdiğinde Ümraniye 1 Mayıs Mahallesi halkı da ayaklandı. Kontrgerilla yine devreye girerek halkı taradı ve 5 emekçi katledildi.

Gazi ve 1 Mayıs mahallelerinde gerçekleştirilen katliam doğrudan devlet tarafından örgütlenmişti. Dönemin İstihbarat Daire Başkanı Hanefi Avcı katliamın “Yeşil” kod adlı Mahmut Yıldırım tarafından örgütlendiğini itiraf etti. Tüm belge ve kanıtlara rağmen dönemin Başbakanı Tansu Çiller başta olmak üzere İstanbul Emniyet Müdürü Necdet Menzir, İstanbul Valisi Hayri Kozakçıoğlu, Mehmet Ağar katliamdan sorumlu olmalarına rağmen cezalandırılmadı. İşçi sınıfı ve ezilenlerin adalet mücadelesinin önüne geçmek için, göstermelik yargılamalarla sorumlular aklandı. Devlet kontrgerillayı açıkça koruyup kollayarak katliamın arkasında durduğunu gösterdi.

Gazi’de faşizme karşı ayaklanan halkları cezalandırmak için devrimciler ve komünistler hedef alındı. Ayaklanmanın komutanı Hasan Ocak 21 Mart 1995 yılında kaçırılarak katledildi. Katillerin yargılandığı davalar zaman aşımı gerekçe gösterilerek kapatıldı. Gözaltında kaybederek, katlederek ayaklanmanın cezasını devrimcilere kesmek isteyen devlete karşı devrimciler “Kayıplar Kampanyası” ile yeni bir adalet mücadelesini yükselterek cevap verdi.

Gazi katliamında adalet hala yerini bulmadı. Adaletin yerini bulması, devletin Dersim, Maraş, Sivas, Roboski, Suruç, Ankara ve sayısız katliamla yüzleştirilmesinden geçiyor. Devleti katliamlarla yüzleştirecek olan ise halklarımızın birleşik adalet mücadelesi olacaktır.

Gazi Mahallesi katliamın 25. yılında yine devletin ablukası altında tutuluyor, köklerinden koparılmak isteniyor. Korkuları büyük ve korkularında haklılar. Çünkü Gazi’de hala ayaklanmanın hayaleti dolaşıyor.

25 yıl sonra bugün halklarımız adalet talebini tekrarlıyor. Gazi halkı ablukalara ve baskılara karşı ayaklanmanın ayak izlerine basarak ilerliyor. Gazi ayaklanmasının 25. yılında devlet-kontrgerilla işbirliğini “Hedef Karakol” diyerek boşa düşürenlerin ve Gazi komutanı Hasan Ocak’ın izinden yürüyerek adalet mücadelemizi yükseltiyoruz. Katliamcılar hesap verecek, Gazi faşizme mezar olacak!

Gazi ve Ümraniye Şehitleri Ölümsüzdür!

Yaşasın Gazi Ayaklanmamız!

 

ESP Genel Merkezi

12 Mart 2020