Bağdadi’yi Öldürmekle İnsanlık Suçlarınızı Gizleyemezsiniz

Kapitalist barbarlığın 21. yüzyılda insanlığın başına bela ettiği katliamcı DAİŞ çetelerinin lideri Ebubekir El Bağdadi, 26 Ekim günü İdlib’in Türkiye sınırına 5 kilometre uzağında yer alan Barîşa köyünde öldürüldü. Bağdadi, başta Ortadoğu’nun kadim halkları olmak üzere tüm dünya halklarına karşı işlediği katliam, işkence, tecavüz gibi insanlık suçlarının birinci dereceden sorumlusu olarak tarihin çöplüğüne gömüldü. Tarih, diğer sorumluların hesap vereceği güne doğru ilerlemeye devam ediyor.

Eli kanlı çete liderinin Türkiye kontrolü altındaki bölgede ortaya çıkmasıyla tüm dünyanın gözü önünde bir kez daha takkesi düşen AKP, DAİŞ ile ortaklığını canhıraş bir çabayla gizlemeye çalışmaktadır. Bu kapsamda, Bağdadi’nin öldürülmesine engel olmamakla sınırlı olan rolünü kof bir demagojiyle şişirmeye çabalamaktadır. Ne var ki, dün “Kobane düştü düşecek” diye sabah akşam dua eden, sınırlarını dünyanın dört bir yanından gelen çetecilere açan ve lojistik desteğinin hizmetine sunan, Suruç, Antep, Ankara gibi kitlesel katliamların faillerini koruyup kollayan AKP, aynı insanlık suçlarını işlemeye devam etmektedir. Benzer bir şekilde, başta ABD olmak üzere, Ortadoğu’daki tarihsel varlığını DAİŞ vari kelle kulak avcılarının serpilmesine dayandıran emperyalist güçler, kullanıp attıkları şeytanların yerine yenilerini öne sürerek bölgeyi cehennem dengesinde tutmaktan vazgeçmeyecektir.

Şengal ve Kobane direnişlerinden Rakka’nın özgürleştirilmesine uzanan süreçte Rojava devriminde yoldaşlaşan Suriye halklarının; on binlerce yurtsever, komünist, enternasyonal devrimci savaşçının canı pahasına verdiği mücadeleyle DAİŞ’in sahadaki hâkimiyeti sona erdi. Ancak emperyalistlerin onayını arkasına alan sömürgeci TC’nin Rojava ’ya yönelik işgal saldırısı ile birlikte İdlib’te kol kanat gerilen DAİŞ artığı çeteler, özgür Rojava topraklarını yağmalamak için yeniden sahaya sürülmektedir. Bağdadi’nin Türkiye sınırı ve TSK gözlem noktalarıyla sarıp sarmalanmış bir noktada ikamet etmiş olması, süregelen bu karanlık ortaklığı tüm çıplaklığıyla bir kez daha gözler önüne sermiştir.

Hakikat, şimdi Bağdadi’nin celladı kesilen emperyalist güçlerin veya gerici bölge devletlerin örtemeyeceği kadar inatçı ve güçlüdür. Adalet, zehirli çıkarları uğruna DAİŞ zulmünden medet uman, onu büyütüp besleyen tüm karşı devrimci aktörler eliyle değil, Suriye halklarının el birliğiyle inşa ettiği halkçı, demokratik ve kadın özgürlükçü Rojava devriminin devrimci güçleriyle sağlanacaktır. Suruç’ta, Ankara’da, Amed’de düşen ölümsüzlerimiz şahsında, bu ortak karanlığa karşı adaleti sağlamak boynumuzun borcudur!

ESP GENEL MERKEZİ
EZİLENLERİN SOSYALİST PARTİSİ