Basına ve Halklarımıza

Elazığ’da yaşanan depremin ardından yeni yolsuzluklar belgeleriyle gün yüzüne çıkıyor. Bu yolsuzluğun merkezinde Başkentgaz, Kızılay ve Ensar Vakfı duruyor. Bir “kamu” kurumu olarak çalışması gereken Kızılay yandaş vakıflara para aktarılması için paravan olarak kullanılıyor.

Başkentgaz’ın Aralık 2017’de Kızılay’a sunduğu dilekçe ile Ensar vakfına aktarılmasını istediği miktar 8 milyon dolar. Dilekçeyi sunanlar bizzat Başkentgaz Genel Müdür Vekili Asım Yüksel ve Başkentgaz Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Torun. Bu basit bir “bağış” dilekçesi değil, tersine kirli ilişkilerin nasıl yürütüldüğünün belgesidir.

Başkentgaz’ın milyon dolarları onlarca çocuğun tecavüze uğradığı Ensar Vakfı’na aktarması tesadüf değil. Bu miktarın Kızılay üzerinden aktarmasının temelinde üç neden var. Üçü de ranta dayanıyor. Birincisi; iktidara yakın olan Ensar Vakfı’na paranın aktarılmasıyla yeni ihalelerin önü açılıyor. İkincisi; Başkentgaz bu “bağış”la beraber 1,5 milyon doları bulan vergi indirimi alıyor. Üçüncüsü; kamuoyunun tepkisine maruz kalmamak için milyon dolarlar Kızılay üzerinden aktarılıyor. Yasal engel bir tarafa, tamda bu nedenle Başkentgaz “bağışı” doğrudan Ensar Vakfı’na yapmıyor. Üstelik dilekçede bu paranın ‘yurt yapımı’ şartıyla aktarılması isteniyor. Sistem böyle işletiliyor. Paravan olarak kullanılan ve “kamu” kurumu olma iddiasında olan Kızılay ise bunu normal buluyor!

Kızılay’a göre bu durum o kadar normal ki, ‘vergi kaçırmak başka, vergiden kaçınmak başka’ diye açıklama yapıyor. Milyonlarca emekçiden alınan deprem vergilerinin akıbetinin sorulması bile yasaklanırken vergi olarak ödediğimiz milyon dolarlar Ensar gibi tecavüzcü vakıfların kasalarına aktarılıyor.

Elazığ depremi öncesi bilim insanlarının uyarılarını dikkate almayıp hiçbir önlem almayan devlet, yandaş şirket ve vakıflara her türlü yardımı sağlıyor. Deprem vergileri deprem dışında her şeye harcanıyor. Depremin ardından ilk harekete geçmesi gereken Kızılay’ın başkanı ilk iş “bağış” kampanyası başlatıyor.

Emekçiler sefalet içerisinde yaşamaya mahkum ediliyor, ölüm kader haline getiriliyor. Patronlar ise emekçilerin alınterini tecavüzcü vakıflara peşkeş çekiyor. Emekçilerden alınan milyon dolarlar Ensar’a aktarılıyor. Her türlü rant mubah görülüyor, yeter ki cepleri dolsun!

Ezilen halklarımızı bu gidişe son vermeye çağırıyoruz. Tecavüzcü vakıflara para aktarımı durdurulsun. Alınan vergilerin nerelere aktarıldığı açıklansın. Yandaşa değil halka hizmet verilsin.  Sesimizi yükseltelim hakkımız olanı alalım!

ESP Genel Merkezi

30 Ocak 2020