DÖKÜLEN KANIN SORUMLUSU HALK CEPHESİ’DİR!

Nurtepe’de Halk Cephesi’nin siyaset yasakçılığı ve saldırganlığıyla başlayan olaylar dahilinde, Gazi Mahallesi’nde ağır yaralanan ESP’li Mustafa Ceylan halen hastanede yaşam mücadelesi veriyor.
1 Ağustos gecesi Halk Cephesi’nin mahallede barikatlarının bulunduğu alandan geçen Mustafa yoldaş, Halk Cephesi namlusundan çıkan kurşunlarla yakın mesafeden ve alnından vuruldu. Aynı alanda hemen sonra bir ESP’li daha yine Halk Cephesi tarafından ayağından vuruldu.
-Halk Cephesi mahallenin barikatlarla tuttuğu kısmında kimlik kontrolü yapmakta ve başta Kürtler olmak üzere kendinden olmayan herkese saldırgan yaklaşmaktadır.
-Çeteci unsurlarla iç içe hareket eden Halk Cephesi, bu alanda gözü dönmüş halde silah sıkmaktan sakınmamaktadır.
-Bu alandan geçmekte olan Mustafa yoldaş Halk Cephesi silahıyla vurulmuştur.
-İzleyen günlerde bazı haber taşıyıcılarını devreye soktuğu anlaşılan Halk Cephesi, olayı düpedüz maniple etmeye çalışmıştır.
Halk Cephesi’nin elinde devrimci kanı vardır. Ve Halk Cephesi’nin telaş içinde olayın aslını örtbas etmek için verdiği uğraş bu yalın gerçeği gizlemeye asla yetmez.
Halk Cephesi sistematik olarak yalan propaganda yapmakta, kendini saldırıya uğramış mağdur taraf olarak göstererek baskın çıkma arayışını sürdürmektedir. Oysa gerçekler nettir: Halk Cephesi siyaset yasakçısıdır ve siyaset yasakçılığını uygulamak için her türlü saldırıyı yapacak kadar pervasızdır. Halk Cephesi sosyal şovendir ve hem Kürt ulusal demokratik hareketine hem de diğer devrimci ve antifaşist örgütlere düşmanlık gütmektedir. Halk Cephesi Alevileri Kürtlere karşı saflaştırma yönlü kirli bir yolda ilerlemekte ve buradan Aleviler nezdinde prim toplama hesabı yapmaktadır.
Bu siyaset tarzı çıkmaz sokaktır ve Halk Cephesi kendi devrimci geleneğini hızla tüketmektedir.
Halk Cephesi “Alevilere ölüm sloganıyla kurşun sıkan çeteler halka hesap verecek” pankartıyla basın açıklaması yapacak kadar provokatif ve rezil bir politikada ısrar etmektedir. “Kürtler Alevilere saldırıyor” yalanını sakız gibi çiğneyen Halk Cephesi, Alevi halkımızla Kürt halkımızı birbirine kırdırmaya dönük bildik faşist devlet politikasıyla buluşmaktadır. Bu politika kirlidir!
Mahallelerde uyuşturucuya ve çeteleşmeye karşı mücadele ettiğini belirten ve söz konusu şiddet hareketlerinin bu mücadeleyi baltalamaya yönelik gerçekleştirildiği yalanını ileri süren Halk Cephesi, aynı zamanda bu çeteleri ve serserileri kullanmakta tereddüt etmemektedir. Gazi’deki yozlaşma bataklığı Adana mahallesinden temin ettiği çeteci elemanları, çete silahlarını ve araçlarını saldırganlığının vurucu gücü yapmaktadır. Sarıgazi’de çeteci unsurları devrimcilerin üzerine sürmektedir. Gazi’de Nalbur çetesini açıkça saflarına yerleştirmektedir. Bu politika kirlidir!
Yalan ve çarpıtma üzerine bir propaganda çarkı inşa eden Halk Cephesi, Gazi Mahallesi’nde hem İbrahim Öksüz adlı gencimizin hayatını kaybetmesine neden olan kurşunları bizzat sıkmış hem de yalan propagandayı bu ölümün faturasını HDP’ye kesip İbrahim için anma düzenleyecek kadar akıl almaz bir noktaya vardırmıştır. Haddi hesabı olmayan yalanları savurmak politika haline getirilmiştir. Bu politika kirlidir!
Her alanda partimiz, tırmanan şiddet hareketlerini engelleme yönlü somut tutum almasına rağmen, Halk Cephesi’nin aymaz saldırganlığının hedefi olmuştur. Bugün Mustafa yoldaşın ölümün kıyısında bulunmasının sorumluluğu Halk Cephesi’ne aittir. Buna karşın ESP, Halk Cephesi’nin çekmeye çalıştığı kör şiddet sarmalının içine girmeyecek, bu kirli ve provokatif oyuna gelmeyecektir. Partimiz bundan sonra yüz yüze kalabileceği olası saldırılar karşısında sadece meşru savunma çizgisinde duracak, şiddet hareketlerinin önüne geçmek şeklindeki tutumunu sabırla ve sebatla sürdürecektir.
Halk Cephesi ESP’nin muhatabı değildir. Halk Cephesi’nin sola yönelik şiddete ve yalana dayalı bu kirli politikasını teşhir etmek bütün demokrat ve devrimci parti ve kurumların acil görevidir. Bu yolda derinleşmekten vazgeçmediği müddetçe Halk Cephesi’ni yalnızlaştırmak ve ortak sol paydadan dışlamak emekçilerden ve ezilenlerden yana bütün örgütlenmelerin öncelikli sorumluluğudur.
Halk Cephesi döktüğü kanın hesabını partimize ve halklarımıza vermek zorundadır. Emekçi sol hareket ise Halk Cephesi’nin bu kirli politik yoluna karşı taraflaşmaya mecburdur.

 

EZİLENLERİN SOSYALİST PARTİSİ