ESP Eş Genel Başkanı Tümüklü: Faşizme karşı direnişi örgütlemeliyiz

Eş Genel Başkanımız Şahin Tümüklü, Amed, Wan ve Mardin büyükşehir belediye başkanlarının görevden alınması ve yerlerine kayyum atanarak, belediyelerin gasp edilmesini ETHA’ya değerlendirdi.

Kayyum saldırısı ile bir kez daha Saray ve devletin halkın iradesinin yok saydığını vurgulayan ESP Eş Genel Başkanı Şahin Tümüklü, “Saldırı bize antifaşist cephenin büyütülmesi, birleştirilmesi görevini bir kez daha hatırlatıyor. Çünkü, faşizm uzlaşmayla değil, direniş ve mücadeleyle gönderebilirsiniz. Savaşın ve faşizmin karşısında birleşme direncini hızlıca örgütlemeliyiz.”

Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Eş Genel Başkanı Şahin Tümüklü, Diyarbakır, Van ve Mardin büyükşehir belediye başkanlarının görevden alınması ve yerlerine kayyum atanarak, belediyelerin gasp edilmesini ETHA’ya değerlendirdi.

Suriye’ye başta olmak üzere iktidarın savaş ve işgal politikalarına dikkat çeken Tümüklü, “AKP- Saray faşizmi savaşla aşamadığı, savaşla kendi krizini yönetemediği bir süreçte, içeride kazanılmış hakları, Kürt halkımızın, milyonlarca emekçinin ve ezilenin hakkını gasp etmeye çalışıyor” dedi.

İktidarın bu ülkenin kaynaklarını tarumar ettiğini, bir rant sistemi oluşturduğunu kaydeden Tümüklü, “Kayyumlar aynı zamanda belediyelerde bir rant sistemini de örgütlemişlerdi. Belediyeleri kazandığımızda başkanlarımızın her biri makamlarını gösterdiğinde kayyumların nasıl yaşadığını, nasıl bir rant sistemi ve ihale sistemi kurduğunu, toplumsal sistemi nasıl çürütmeye çalıştıklarını beraber görmüştük. Aynı zamanda kendi egemenlerini ve sermayedarlarını buradan besleyerek bir krizden çıkma çabası olarak görüyoruz” dedi.

‘DEVLET ‘KÜRTLERİ VE KOLEKTİF HAKLARINI TANIMIYORUZ’ DEDİ’

Bir kez daha gerçekleştirilen kayyum saldırısının bir tesadüf ya da kendi içerisinde bilinmez bir şey olmadığını ifade eden Tümüklü, şunları söyledi: “AKP-Saray faşist diktatörlüğü her sıkıştığında emekçi ve ezilenlerin haklarını gasp ediyor, mücadelemizi boşa çıkartmak, direniş noktalarını boşaltmak ve kendisine bağlı hale getirecek bir politika izliyor.

Bu kayyum politikası bunlardan birisi. Bu faşist, Mussolini’den, Hitler’den kalan bir sistemdir. Kendileri seçimin üstünlüğünü ve meşrutiyetini her yerde vurgulasalar da, seçilmiş insanların en temel hakkı olan yönetme hakkını gasp ediyorlar. Kendi hukuklarına dahi uymuyorlar.

Bu saldırıyı, AKP- Saray faşizminin içinde bulunduğu sıkışmışlığın ve politikasızlığın bir çıkış arayışı olarak okumak lazım. Çünkü her yerden kendi krizini yaşıyor, kendi krizini yönetemiyor. Bu krizi yönetmek için de, en temel şeyi emekçi ve ezilenlere saldırmak olarak görüyor.

Kayyum bu anlamıyla hem faşist bir politika aynı zamanda Kürt coğrafyasında devletin, sömürge politikasının bir biçimidir. Devlet, ‘Kürtlerin kolektif haklarını tanımıyoruz, Kürtlerin kendi içerisinde varlık ve varoluş hakkını tanımıyoruz’ diyor, bu politikası ile.”

HEPİMİZE VERİLEN MESAJ: HIZLICA DİRENİŞİ BÜYÜTMEK

Bu saldırı ile herkesi bir mesaj verildiğinin altını çizen Tümüklü, şunları söyledi: “Bu saldırı faşizme karşı antifaşist cephenin büyütülmesi, faşizme karşı direnişin büyütülmesi ve direnişin birleştirilmesi görevini bir kez daha hatırlatıyor bize. Çünkü, faşizm uzlaşmayla, müzakereyle gönderemezsiniz. Faşizmi direniş ve mücadeleyle gönderebilirsiniz. Emekçilerin ve ezilenlerin politikasını üreten bizler ve ezilenlerin örgütlülüğü içerisinde yer alanlar için açık bir çağrı aslında. Faşizme karşı direnişi büyütmek göreviyle karşı karşıyayız. Savaşın ve faşizmin karşısında birleşme direncini hızlıca örgütlemeliyiz.”

KAYNAK: ETKİN HABER AJANSI