ESP: SİSTEM İÇİ BİR ANAYASA DEĞİL, SOKAKTA MÜCADELESİ VERİLMELİ

Eş Genel Başkanımız Şahin Tümüklü kayyım atamaları ile yeni anayasa ve Demokrasi İttifakı tartışmalarını Artı Gerçek’ten Derya Okatan’a değerlendirdi.

ESP Eş Genel Başkanı Şahin Tümüklü: Bir anayasa isteği birçok kesim tarafından farklı eksenlerde dillendiriliyor. Kürt halkının kolektif haklarının, inanç özgürlüğünün, söz-eylem-örgütlenme özgürlüğünün bir anayasa ile güvence altına alınabileceğini söylemek mümkün. Ama seçme-seçilme hakkının kayyımlarla gasp edildiği, toplumun en küçük hak ve özgürlük talebinin dahi başkanlık vesayetinde bastırıldığı bir rejimden bahsediyoruz. Bu koşullarda bir anayasa tartışması yürütmek aslında ham hayal. Sistemin niteliğini değiştirmeksizin bu faşist yapıda anayasa tartışması yapmak başkanlık vesayeti ve faşist rejimin kalıcılaşmasına yol açar. Bugün en temel haklardan birisi olan seçilme hakkı, hiçbir gerekçe gösterilmeksizin, kadın özgürlük mücadelesinin kazanımı olan eşbaşkanlık sistemi bahane edilerek yok sayıldı. AKP/Saray vesayeti, bir kayyım rejimi inşa etmeye çalışıyor. Tekçi devlet yapısı ve faşizme karşı bir anayasa tartışması yapmak istiyorsak, bunun yolu mücadeleden geçiyor. Demokrasi, hak ve özgürlük isteyenlerin mücadelesinden geçiyor. Anayasa tartışmasını da buraya bükmek gerekiyor. Sistem içi bir anayasa değil ezilenlerin sokakta mücadelesini verdiği bir ilkeler toplamı olarak tartışmak gerekiyor.

(Demokrasi İttifakı) Kuşkusuz mümkün. Bunun mümkünlüğünü kimi tarihi somut verilerle de yaşadık. İşte 7 Haziran seçimleri… 3. Cephe diye tanımladığımız; bir yanda AKP-MHP faşist rejimi, diğer yanda bekacı problemle karşı karşıya kaldığında devlet kodlarına dönen CHP-İYİ Parti denklemi vardı. Bir de gerçek demokrasi isteyen bir kesim vardı. Bu kesimin temel muhatabı HDP’dir. Sadece 7 Haziran’da değil, 31 Mart İstanbul seçimi iptal edildiğinde sokağa çıkan unsurlar bunlardı.

Herkesin kendi ‘hayır’ı ile bir araya geldiği 16 Nisan referandumu… Bugün Demokrasi İttifakı’nı arayacağımız yer tam da buralar. Yani mücadele konularında birleşmiş ve faşist politikalara karşı bir araya gelen bir taban var. İşte bu taban Demokrasi İttifakı’nın nereden kurulacağını gösteriyor. Çok açık ki bu ittifak, Kürt özgürlük mücadelesi ile Türkiye’deki özgürlük güçlerinin birleşik mücadelesi olacaktır. CHP ve İYİ Parti gibi partilerin tabanları kendi partilerinden çok ilerideler. Bu kesimlerle Kürt özgürlük güçlerinin, Türkiye’nin diğer emekçi, ezilen kesimlerinin birleşmesi ve taban ittifakına ihtiyaç var. Daha fazla özneleşmeye, örgütlü kılınmaya, birleşik mücadelenin daha etkili sonuç alabilmesi için bir odağa ihtiyacı var. Bu anlamda HDP’nin çabasını önemli buluyoruz. Üzerimize düşen sorumluluğu da yerine getirmeye çalışıyoruz.

Kaynak: Artı Gerçek