FAŞİZMİN YASALARINA DİRENECEĞİZ!

AKP iktidarı, gece gündüz halk korkusuyla yaşıyor. Bir gün gelip gırtlaklarına sarılacak halkın ayak sesleriyle yatıp kâbuslarla uyanıyorlar. Yeni yargı paketi adı altında yapılan yasa ile halktan duydukları bu korkuyu tescilleyen AKP, faşizme daha fazla sarılmaktadır.
Faşizmin bütün yasal ve yasal olmayan unsurlarını üzerinde elbise gibi taşıyan AKP devleti, şimdiye kadar çıkardığı demokrasi etiketli faşist paketlerine bir yenisini daha ekledi. Mecliste dün kabul edilen yasa ile ‘makul şüphe’ uygulamasına geçilerek, herkesi potansiyel suçlu ilan ediyor. Polis devletini kurumsallaştıran AKP, kendi iktidarını sağlamlaştırmak için, halklarımız ile demokratik alanda mücadele yürüten dernek, sendika, parti vb.lerini makul şüpheli olarak yargı kararı ve bilgisi olmadan dinleyecek, arama yapacak, gözaltına alacak. Avukatların, müvekkilleri hakkında hazırlanan dava dosyasına gizlilik kararı konularak erişimleri engellenecek ve aylarca savunma hakları ellerinden alınacak.
Polisin yetkilerini genişleterek, var olan yargısız infazları meşrulaştıran ve daha fazla infaz yapma hakkı veren bu düzenleme, katil polisleri aklayarak cezasız bırakacaktır. Hayatın bütün alanlarında polis takibi ve terörü ile karşılaşacak olan halklarımıza, yasalardan alınan güçle daha fazla saldırılacaktır. Tam bir polis devleti hayata geçirilecektir.
12 yıllık iktidarı boyunca halka yapmadık zulüm bırakmayan AKP, cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iki dudağı arasında gidip gelen bir ülke yönetimine geçmektedir. Diktatörlük heveslisi Erdoğan, her kesimden insana hakaret ederek, tek’çi zihniyetiyle, bütün toplumsal farklılıkları yok sayan faşist kafa yapısıyla tek adam olmak istiyor. Bütün bu zorba yasalar uzun yıllar oturmayı umut ettikleri saraylarını korumak için. TBMM, adeta faşizmi onaylama ve kurumsallaştırma merkezi haline gelmiş ve diktatör heveslisinin ağzından çıkacak cümleleri yasal hale getirmek için hazırolda bekler bir kurum olmuştur.
AKP iktidarı, bütün yargı kurumlarını kendine bağlamak, meclisi sadece kendi çıkarları doğrultusunda çalıştırmak üzerine kurulu pervasız politikasını bir bir hayata geçirmektedir. Yargı mekanizmasını işlevsiz ve AKP’nin siyasi bürosuna dönüştürme gayretleri tüm hızıyla sürmektedir.
Çıkarılan yasalarla 12 Eylül faşizmi kurumlarını kaldırmak bir yana daha da güçlendiren AKP, halklarımıza 12 Eylül 1980 askeri faşist darbesinden daha ileri bir faşizm dayatmaktadır.
Hapishanelerde dayatılan kitap yasağı ile çıkarılan yeni yargı paketi arasında bir bağ bulunmaktadır. Topyekûn saldırıya geçen AKP faşizmi, kendisini tüm alanlarda tahkim etmek istemektedir. Klasik devlet zihniyetiyle hareket eden AKP, ilk saldırısını yine hapishanelere yapmaktadır. Tutsaklara yönelik yayın ve kitap yasağı ile tutsakları sindirme politikası izleyen iktidar, sokağı da yeni yasalarla zapturapt altına almak istiyor.
İşçi sınıfını her gün ölümle burun buruna yaşama, emekçileri güvencesizliğe, gençliği geleceksizliğe, kadınları sınırsız şiddete mahkûm eden, tüm toplum kesimlerini birbirine karşı düşmanlaştırarak iktidarını idame ettirmek isteyen AKP, korkmakta ve bu yasaları çıkarmakta haklıdır. Ancak bu hakkı, gelmekte olan sona engel olamayacaktır. Biz biliyoruz ki en koyu tahakküm zamanlarında dahi ayakta durmayı başaran, teslim olmayan halklarımız, AKP faşizmine de teslim olmayacaktır. Kabaran halk öfkesi kendi kanalını yaratacak, bu baskıcı, otoriter, tek’çi iktidarı, diktatör heveslisi başta olmak üzere bütün yandaşlarını da alıp süpürecektir.
Ancak deniz bitti ve yolun sonuna yaklaşılmaktadır. Ezilen halklar olarak, çıkarılan tahakküm yasalarına direneceğiz, bu yasayı sokakta parçalayacağız. Sarayın adaletine Gezi’de olduğu gibi sokağın adaletiyle yanıt vereceğiz.

EZİLENLERİN SOSYALİST PARTİSİ