GÖZALTINA ALINANLAR SERBEST BIRAKILSIN

BDP ve DTK’nın sivil itaatsizlik eylemleri kapsamında açtığı Demokratik Çözüm Çadırları, 25
Nisan gecesi eş zamanlı olarak polisler tarafından basıldı. Onlarca BDP’li gözaltına alındı. Polisler,
çadırları zorla sökerek el koydu. Ayrıca Balıkesir’de yapılan baskınlarda da Demokratik Haklar Federasyonuna yönelik yürütülen operasyonda çok sayıda devrimci ve ESP üyesi Mahir Gültekin gözaltına alındı.

Yapılan baskın ve gözaltıların aynı gün ve eş zamanlı yapılması saldırının adresini de göstermektedir. Baskın ve gözaltılar, sokakta beliginleşen Kürt halk iradesini kırmaya yönelik önceden planlanmış, tek merkezden yürütülen bir saldırı konseptinin ürünüdür.

BDP’nin sivil itatsizlik eylemleri karşısında halkın sokağa çıkması AKP hükümetini
telaşlandırmıştır.AKP hükümetini barışçıl eylemlere saldırgan bir pozisyon almaya iten diğer bir etmen, YSK’nın aldığı veto kararını yaygın ve kitlesel olarak gösterdiği direniş karşısında attığı geri adımı hazmedememesidir. YSK kararı ile başlayan saldırgan tutumun seçim sürecinde ve seçimlerden sonra da sürdüreceğinin işaretini vermiştir.

Yaklaşan genel seçimlerde politik ortamı germek ve gerilim üzerinden prim yapmak isteyen AKP, önümüzdeki süreçte de muhalifleri susturma plitikası izleyeceğinin de işaretini veriyor. MHP ile tekçilikte ve ırkçılıkta yarışan AKP’nin yeniden seçilmesi durumunda Kürt sorunu konusunda nasıl bir yol izleyeceğini göstermektedir.

Baskınlarda gözaltına alınanlara KCK üyeliği etiketi yapıştırarak Kürt halkının meşru demokratik örgütlenmelerini yasadışı gösteriyor. Aynı zamanda Kürt halkının meşru ve demokratik zeminde siyaset yapmasını engellemek istemektedirler. Tutuklu Kürt siyasetçilere yenisini ekleyerek siyasete
kelepçe vurma politikasında devletin ısrarcı tutumunu yansıtıyor. Bu gözü dönmüş saldırılar, Kürt halkının meşru demokratik, barışçıl eylemleri konusunda tahammül gösteremeyen AKP hükümetinin daha şimdiden Kürt halkını gözden çıkardığının ilanıdır. Kürt sorununu “Kürt açılımı” yaparak “çözme” politikası yerini, Kürt halk kitlelerini ezme politikasına bırakmıştır.

Gözaltı saldırıları Yaklaşan 1 Mayıs’a yönelik devletin gösterdiği tahammülsüzlüğü ele vermektedir. 1 Mayıs’a ezilenlerin görkemli katılımını gözaltılarla engeleyemezsiniz.
Gözaltına alınanlar serbest bırakılmalı, baskı politikasına son verilmelidir.

EZİLENLERİN SOSYALİST PARTİSİ