KADIN BEYANI ESASTIR

Kamu Emekçileri Sendikası Genel Sekreteri Emirali Şimşek’in bir kadın çalışana tacizde bulunduğu, MYK üyelerinin ise tacizi gizlediği iddialarının ardından Sosyalist Kadın Meclisleri zorunlu olarak yaptığı açıklama ile bu olayda ‘kadın beyanının esas’ olduğunu vurguladı.
Zorunlu Açıklama

Kadın özgürlük hareketlerinin yıllardır sürdürdüğü mücadeleler ve bedeller sonucu, sosyal, ekonomik ve siyasal örgütlenmelerin işleyiş esasları içinde “Kadın Beyanı Esastır” anlayışı yerleşmiştir. Bu durum erkeğin uyguladığı cinsel saldırılara karşı kadınların örgüt hukuku içinde elde ettiği kazanımdır. Bu ilkeye imza atan her örgütlenme tutumunu bu esasa göre belirlemelidir. Kişinin konumu, durumu, örgütün niteliği vb. etmenler, bu tutumdan taviz vermeye gerekçe yapılamaz. Sosyalist Kadın Meclisleri olarak tutumumuz bu anlamıyla net ve açıktır.

Geçtiğimiz hafta boyunca KESK Genel Sekreteri Emirali Şimşek’in taraf olduğu taciz şiddetiyle ilgili olarak da yaklaşımımız bu yöndedir. Kadının yaşadığı şiddetin sonuçlarının muhataplar tarafından çözüme kavuşturulması şarttır. Sorumulularının başta tacize uğrayan kadın arkadaş olmak üzere, tüm kadınlara hesap vermesi gerekmektedir.

KESK Genel Başkanı Sami Evren’in istifası veya Emirali Şimşek’in ve Kadın Sekreteri Songül Morsümbül’ün “geri çekilme” kararı sorunu çözmediği gibi , sürecin kapandığı anlamı da taşımamaktadır. İstifalarla sorumluluklardan kurtulunamaz. Kadınlara ve kamuoyuna karşı sorunu çözmekte yükümlülükler devam etmektedir. Şimdiye kadar kapalı kapılar altında yürütülen tartışmalar, olayın boyutu ve geldiği aşama itibariyle de gelişmeler kamuoyuyla paylaşılmalıdır.

Yaşanan cinsel şiddet ve sonrasında alınan tutumlar, kadın özgürlük hareketinin zorlu mücadelelerine örnek teşkil etmektedir. Karşılıklı yapılan tartışmalar, yaşanılan cinsel şiddet olgusunun önüne perde çekerken, bir yandan da erkek egemenliğinin argümanlarıyla açıklamalar yapılmaya devam etti.

Tartışmalar içinde kullanılan bazı ifadeler, karşılıklı suçlamalar vb. bu anlamıyla da sorunlu görmekteyiz. Şimdiye kadar yaşanan örneklerde de görüldüğü üzere, en büyük tehlike kadının, ezilenin üzerinden yapılan siyasi tartışmalardır. Kadın dayanışması, kadın özgürlük hareketinin ilkeleri bu tartışmaların tozu dumanı altında kalmıştır.

Sosyalist kadınlar olarak biliyoruz ki, erkek egemen kapitalist, sömürgeci sistemle mücadele sadece, ezme ilişkileriyle değil, cins olarak ezen olgusuyla da yani yol arkadaşlarımızla onların kaba ve inceltilmiş erkek halleriyle de mücadeleyi tanımlamaktadır. Erkek egemen sistemin zihniyetiyle mücadelenin esası; ilkeli ve tutarlılıktır.

Alınan Olağanüstü Genel Kurul kararıyla KESK yapılanmasını yeniden gözden geçirilmeli. Kadına yönelen hertürlü saldırın ve şiddetin önünün alınacağı bir yapılandırmaya kavuşturulmalıdır. Bunun için başta KESK’li kadınlar olmak üzere herkes sorumluluk üstlenmelidir. Genel Kurula giderken, KESK’li kadınların kendi ilke ve hukuklarını oluşturmaları gerekmektedir. Bilinmelidir ki; KESK’in yeniden yapılandırılacağı bu süreçte, kadın aklını, kadın iradesini, kadın emeğini görmeyen hiçbir örgütlenme yeniyi temsil etmeyecektir. Bunu da oluşturacak olan da kadınlar olacaktır.

EZİLENLERİN SOSYALİST PARTİSİ/ SOSYALİST KADIN MECLİSLERİ