KANDİL’E SEÇİM SALDIRISINA HAYIR!

Yönetemez hale gelince iktidarını sağlama almak ve faşist diktatörlüğü sağlamlaştırmak isteyen AKP/Saray çareyi baskın seçimde aramıştı. Ancak işler istediği gibi gitmedi! Her ağzını açtığında daha da komik duruma düşen, yalanlarını inceltme gereği bile duymayan Erdoğan’ın taban desteği erimeye, toplumsal muhalefetin moral üstünlüğü ise git gide yükselmeye başladı. Ezilenlerin birleşik demokratik cephesi HDP tıpkı 7 Haziran’da olduğu gibi yeniden diktatörün kaderini belirleyecek ana unsur oldu. Kaçınılmaz sona çok az bir zaman kaldı.

Bunun farkında olan Erdoğan şimdi de çareyi “Kandil’e operasyon” kozunu oynayarak toplumda yeni bir ırkçı-şoven dalga yaratmakta arıyor. Umuyor ki arka arkaya asker cenazeleri gelsin, insanlar tüm yoksulluklarını unutsun, “vatan-millet” diyerek onun arkasında hizalansın. Umuyor ki silahlandırdığı paramiliter çeteleri sokaklara salsın ve nemalanacağı bir kaos ortamı oluşsun. Umuyor ki toplumsal muhalefet arasındaki bağlar kopsun, HDP tecrit edilsin, baraj altında kalsın ve faşist koalisyon böylece TBMM’de çoğunluğu alabilsin.

Kısacası, saray cephesinde değişen hiçbir şey yok. Kendi kasalarını doldururken emekçi halklara yoksulluktan, sefaletten, işsizlikten, baskıdan, yasaktan ve polis şiddetinden başka hiçbir şey veremeyenler, çareyi yine gerici iç savaş provokasyonlarında, nefrette, halkları birbirine düşman etmekte arıyor. Sözde veremi gösterip, sıtmaya razı etmeye çalışıyor.

Diktatör tarihten öğrenmiyor olabilir, ancak unutmasın ki kitleler öğreniyor! İşçiler olarak, OHAL’i grevleri yasaklamak için kullandığını söylemekten çekinmeyen bu iktidarın bizim değil, patronların iktidarı olduğunu görüyoruz. Kadınlar olarak erkek-egemen düzenin bize sadece taciz, tecavüz ve ölüm getirdiğini görüyoruz. Gençler olarak sarayın bize geleceksizlikten, baskıdan ve gerici bir eğitimden başka bir şey sunamayacağını görüyoruz. Emekçi halklar olarak çıkarımızın birbirimize düşmekte değil, faşizme karşı özgürlük için birleşik mücadelede olduğunu görüyoruz!

Diktatörün son çırpınışı olan Kandil saldırısı da onu kurtaramayacaktır. Türkiye işçi sınıfı ve Kürt halkı olarak 24 Haziran’da diktatörün kâbusu olan HDP’yi, 8 Temmuz’da da adayımız Demirtaş’ı seçecek, oyumuza sahip çıkacak, ne sandık darbenize, ne de gerici iç savaş provokasyonlarınıza teslim olacağız.

Yaşasın Türkiye İşçi Sınıfı ve Kürt Halkının Birleşik Mücadelesi
Oylar HDP’ye, Oylar Demirtaş’a
Sandıkta ve Sokakta Faşizme Geçit Yok

EZİLENLERİN SOSYALİST PARTİSİ