KRİZ KOŞULLARINDA TALEPLER

|Ziya Ulusoy| Yaklaşan ekonomik kriz, kriz koşullarında acil taleplere önem ve özgünlük kazandırıyor.

Nedenine gelince…

Burjuvazi kapitalist sistemiyle yalnızca sermaye biriktirmek ve emekçi sınıfları mülksüzleştirmekle kalmaz. Yol açtığı ekonomik krizlerle, işçi sınıfı ve yoksullara toplumsal felaketler yaşatır.

Yarattığı krizlerin yükünü, işçi kıyımlarıyla, halktan -özellikle dolaylı- vergilerle, az işçiye iş yükü ağırlığıyla, iflas içindeki şirketlerin kasalarına halktan topladığı, toplayacağı paraları pompalayarak, işçi sınıfının ve yoksul halkın sırtına yükler.

Krizin yüklerini, krizin kaynağı burjuvaziye yüklemek, burjuva hükümetler içinde en gözü dönük neoliberalist saldırıları işçi sınıfına uygulamış olan Erdoğan diktatörlüğüne karşı mücadeleyi yükseltmek, işçi sınıfına ve yoksullara reva gördüğü toplumsal felaketleri hafifletmek hedefleriyle, koşullara uygun acil ve kısmi taleplerle mücadele, bu yıkım döneminde kitleleri kazanmanın önemli bir aracıdır.

Ekonomik kriz gibi maddi koşulların olağanüstü kötüleştiği koşullarda, yoksul kitleler de alışageldikleri düşünüş tarzlarını hızla terkederler.

Eğer bu kitleler, sınıfsal ve yoksulluktan kaynaklanan talepleri doğrultusunda mücadeleye seferber edilirlerse, hızlı değişme imkanı devrimci yönde değerlendirilmiş olur. Yoksa iktidardaki faşist Erdoğan kliği ve müttefiği faşist partiler, Kürtlerle ve komşu ülkelerle kirli savaşlarla, işgallerle “vatan millet Sakarya” demagojisiyle kitleleri daha koyu bir faşist temele çekmek için kriz koşullarını kullanır.

Bu temel sebepler kriz koşullarında işçilerin, işsizlerin ve yoksulların acil kısmi talepleriyle mücadeleler tutuşturmanın, tekil, yaygın veya genel eylemler düzenlemenin önemini izah ediyor.

Ayrıca vurgulamak gerekir ki, komünist, devrimci ve ilerici hareketin, işçi sınıfının yoksul kitleleriyle bağları zayıf. Bu bağları geliştirmek, muhafazakar kimlikler ve yardımlarla, diktatörlüğün destek aracı yaptığı bu kesimleri, olabildiği kadarıyla devrimci saflara doğru çekmek için kriz koşullarında özgün kısmi taleplerle mücadele geliştirmek gerekiyor.

Erdoğan faşizminin, “kutuplaşma” yoluyla kitle desteğini koruma duvarını sökmenin, tabanından heyelanlar gerçekleştirmenin bir yolunun da, kısmi taleplerle kitle mücadeleleri ve çalışması yapmaktan geçtiğini yeniden yeniden hatırlatalım.

Kriz koşullarında öne çıkan kısmi taleplerin, kapitalizmin krizinin yarattığı toplumsal yıkımlarla, felaketlerle ve burjuvazi ile diktatörlüğünün bu yükü işçi sınıfı ve yoksul halkın sırtına yükleme saldırganlığıyla ilgili olacağı doğaldır.

Patronlar sınıfı, krizi kullanarak işçileri geniş kitle halinde işten atma ve güvencesiz esnek, kısmi zamanlı çalıştırma saldırısına daha çok başvuracaklar.

Bu nedenle “İşçi kıyımı yasaklansın, taşeron işçiler kadrolu statüye çıkarılsın! Taşeron, kiralık statüde işçi çalıştırma yasaları kaldırılsın!” talepleri daha çok aciliyet kazanacak.

Sermaye ve tekellerin başvuracağı diğer bir yöntemin, işçi kıyımıyla birlikte az işçiye çok iş yüklemek, karı bu yolla yükselt. İşletmelerde işçinin çalışma koşullarını değerlendirme ve karar yetkisi olan işçi denetim komiteleri yasallaşsın! talebi öne çıkacaktır.

İşsizlik tırmanacağı için beslenme ve barınma koşulları çok daha zorlaşacak. Bu nedenle yoksul kesimlerin temel yaşam araçlarına ilişkin, temel gıda maddeler ve ev elektriği, ısınma gereçleri ve diğer zorunlu geçim araçlarında KDV kaldırılsın, yoksullara gıda yardımı yasallaşsın! talebi daha yakıcı hale gelecek.

Krizin vurduğu yoksullar ve işsizler, düşük gelirliler için parasız sağlık, parasız eğitim! talebi daha geniş kitle tarafından sahiplenilecek.

İşsizlik fonunda biriken işçi paralarını, diktatör savaş harcamaları ve yeni büyük çaplı yatırımlara kullanmaya başlamıştı. İşsizlik fonu işçiler ve işsiz-işçilerindir, hükümetin kullanması yasaklansın! İşsizlik sigortasından yaralanma hakkının çalışma zamanı 6 aya insin! İşsiz işçilerin ve işçi sınıfının geniş kesimlerinin yüksek duyarlılık göstereceği istemler olacak.

Ücretler korunarak haftalık çalışma 30 saatte düşürülsün talebi, işçi kıyımına krizi bahane gösteren sermayeye karşı işçileri harekete geçirecek önemli engel olacak.

İşletmelere ve finansal sermayeye artan oranlı vergi artırılsın, veraset ve servet vergisi konsun! talebi, krizin yükünü kaynağı olan kapitalist sınıfa yükleme bilincini geliştirecektir.

Yıllık geliri yıllık asgari ücrete eşdeğer köylülerin banka borçları iptal edilsin! Küçük üretici köylüleri harekete geçirecek işlev görecek.

Başta 16 yıldır iktidarın nimetlerini yiyen Erdoğan ve bürokratları olmak üzere, yolsuzluk yapanlar yargılansın! talebi, neoliberal saldırganlıktan nemalanan Erdoğan ve tetikçilerinden hesap sorma bilincini geliştirecek.

Kirli savaş ve işgallere son verilsin, demokratik barış gerçekleştirilsin, savaş bütçesine akan pay, yoksullara yardım bütçesine ayrılsın! talebi, şovenist zehirlenmeyi dağıtan çok önemli bir rol oynayacaktır.

Kaynak: ETHA