MECLİS ÖNÜNDE KENDİNİ YAKAN İŞÇİNİN ÇAĞRISI

Ülkede derinleşen siyasal krizin yanı sıra her geçen gün katlanarak büyüyen ekonomik kriz bir kez daha yoksulların canına kastediyor.
Dün meclis önünde kendini yakan işçinin; “Ben açım, çocuklarım aç, geçinemiyorum” çığlığı milyonlarca emekçinin, yoksulun çığlığıdır.
AKP iktidarı altında zengin daha zengin, yoksul daha yoksul hale gelmiştir. İşsizlik, geçim sıkıntısı, hayatı zindan etmiştir.
Ülkemiz büyük bir ekonomik krizin pençesinde kıvranmaktadır.
Bu krizi tepedeki mutlu azınlık hiç hissetmemekte, ama emekçiler her gün boğuşmaktadır.
AKP-Saray iktidarı yoksulların cebinden, ekmeğinden çaldığı paraları Man Adasına götürürken bizlere açlık sınırının altında yaşamayı dayatıyorlar.
Ülkemizin bütün zenginlikleri yerli ve yabancı sermaye tarafından talan edilirken, üretenler yarınını görememekte, her an işsiz kalma tehdidi altında yaşamaya çabalamaktadır.
Bizden aldıkları vergilerle kendi sermayelerini büyütüyorlar. 1000 odalık saraylarında padişahlar gibi yaşıyorlar.
Bizler yoksulluk, sefalet içinde yaşamak zorunda değiliz.
Biz tüm yaşananlara karşı hakkımız olanı almak için sokakta mücadeleyi büyütelim.
Biz milyonlarız, onlar ise bir avuçlar.
Biz istersek onları saltanatlarından da iktidarlarından da alaşağı edebiliriz.
Tayyip Erdoğan’ın kapitalist sömürü rejimi kaderimiz değildir. Nasıl ki 2001’de emekçiler ayağa kalkıp hükümeti değiştirdiyse, bugün de değiştirebilir. Dün yazarkasa atan bir esnaf nasıl ki, ezilenlerin çığlığı olduysa, bugün bedenini ateşe veren inşaat işçisi de olabilir.
Bu iktidarı da bu düzeni de değiştirebiliriz!

Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP)