SİVAS İÇİN ADALET HERKES İÇİN ADALET

Bundan 26 yıl önce, 2 Temmuz 1993’te bu toprakların en karanlık ve vahşi katliamlarından biri yaşandı. Alevi direniş geleneğinin güçlü temsilcilerinden biri olan Pir Sultan Abdal için Sivas’ta düzenlenecek etkinliklere katılmak üzere bir araya gelen ve Madımak otelinde kalan 33 aydın, yazar, sanatçı, ozan devlet tarafından organize ve teşvik edilen linç gösterileri eşliğinde diri diri yakılarak katledildi.

Bu toprakların en köklü inanç ve kültürlerinden biri olan Alevi halklarımıza dönük gerçekleştirilen bu katliam daha öncesinde yaşanan onlarcası gibi derin izler bıraktı. Farklı inanç, kültür ve uluslara dönük asimilasyoncu ve kıyıcı yönetim anlayışının ürünü olan Sivas katliamı sadece devlet aklını temsil etmesi bakımından değil bugün halklarımızın başına musallat olan politik islamcı faşizmin içinde şekillendiği toprağı görmek bakımından da ayırdedici örneklerden biriydi. Bugün Saray rejimi şahsında somutlaşan AKP-MHP faşizmini geriye doğru sardığımızda her adımda bir katliamla karşılaşmak işten bile değildir. Katliamlar tarihinin her sayfasında bazen tetikçi, bazen kışkırtıcı ve bazen de organizatör olarak karşımıza çıkarlar.

Ulusal ve mezhepsel ayrımları emekçileri birbirine kırdırmanın ve buna dayanarak kendi iktidarını üretmenin zemini olarak değerlendiren tekçi anlayıştan beslenen bu devlet sistemi yapısal olarak altüst edilmediği sürece bu yaranın kapanması ya da yenilerinin olmasının engellenmesi mümkün olmayacaktır. Saray rejimi farklı ulusal ve mezhepsel topluluklara nasıl baktığını ve bu katliam geleneğine bağlılığını Suriye-Rojava bölgesinde politik islamcı katliam şebekeleriyle yaptığı işbirliğiyle her gün teyit etmektedir. Alevileri ayrı bir inanç ve kültür olarak tanımayan, cemevlerine statü meselesini kendine bağladığı yol düşkünü bir kısım dedeleri satın alıp diyanete bağlayarak, yani asimilasyon yoluyla çözmeye çalışan bu zihniyetin yarın bir gün bir başka katliama yol vermesi şaşırtıcı olmayacaktır.

Dersim’in, Çorum’un, Maraş’ın, Sivas’ın hesabı sorulmadan, bu katliamcı zihniyet tarihsel adalet karşısında mahkûm edilmeden, ne bugünümüz ne de geleceğimiz güvencede olamaz. Tarih boyunca sayısız katliama uğrayan ancak yolundan dönmeyen Alevi halklarımızın adalet için, eşitlik için, özgürlük için tek bir seçeneği vardır oda ‘bozuk düzende sağlam çark olmaz’ diyen Pir Sultan’ın izinden gitmektir. Zalime karşı Zülfikar’ı kuşanmak, AKP-MHP faşizmine karşı direniş bayrağını kaldırmaktır.

Sivas’ın katili Saray devleti!

Sivas’ın hesabı mahşere kalmaz!

Sivas için adalet herkes için adalet!

ESP Genel Merkezi