Siyasetçiler: Kayyumlar çözümsüzlüğü derinleştiriyor

İSTANBUL – İçişleri Bakanlığı talimatıyla HDPli 3 büyükşehir belediyesine kayyum atanmasına tepki gösteren siyasetçiler, kayyum atamalarının Kürt sorununu daha da çözümsüzlüğe ittiğini vurgulayarak, buna karşı barış mücadelesinin yükseltilmesi gerektiğini söyledi.
İçişleri Bakanlığı talimatı ile HDP’li Diyarbakır, Mardin ve Van büyükşehir belediyelerine kayyum atanmasına yönelik birçok siyasetçiden tepkiler gelmeye devam ediyor. Kayyum atamalarını halkların barış talebine vurulmuş bir “darbe” olarak tanımlayan siyasetçiler, Kürt sorununun savaş ve baskı politikaları ile değil, ancak müzakere yapılarak çözüle bilineceğini vurguladı.
PİROĞLU: BU ÜLKE ADINA UTANÇ VERİCİ 
HDP İstanbul Milletvekili Musa Piroğlu, kayyum atamaları sürdürülen savaş politikalarının bu ülke adına “utanç verici” olduğunu ifade etti.
“Sandıkla gelen, kendi varlığını meşru kılmaya çalışan, çoğunluğun gücüne dayanarak ayakta durmaya çalışan bir iktidarın ilk çuvallamasıyla sandığa başkaldırışıyla yüz yüzeyiz” diyen Piroğlu, bu zorbalık düzenini durdurmak için yola çıkıp, bütün saldırılara karşı omuz omuza duracaklarını belirtti. Piroğlu, “Kürtler ve Türklerin kaderi ortaktır. Omuz omuza bir mücadele vererek bunu başarabiliriz” diye konuştu.
GÜNAY: BU SALDIRI SADECE KÜRT HALKINA DEĞİL!
Türkiye ve Ortadoğu’da karanlık bir dönemden geçtiklerini dile getiren Halkevleri Eş Genel Başkanı Nuri Günay ise, belediyelere atanan kayyumlarını barışa ve hakların bir arada yaşamasına vurulmuş bir darbe olarak gördüklerini kaydetti. Günay, “Bu saldırılar sadece Kürt halkına yapılmadı. Türk halklarının demokrasi, barış ve insanca yaşam özlemine yapılmış bir saldırıdır” dedi.
CHP’Lİ ŞEKER: SİYASET TARİHİNDEN SİLİNECEKLER
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Ali Şeker de, kayyum atamalarının yine ülke demokrasisine yönelik bir darbe olduğunu dile getirdi.
Kayyum atamaları ile birlikte devam eden askeri operasyonları da eleştiren Şeker, şunları söyledi: “Barışı, Türkiye’de yaşayan halklar olarak ülkenin ortak çıkarları ve geleceği için bir arada kurmak zorundalar. Bu çatışmalı ortama hem Ortadoğu’da hem Türkiye’de son vermek herkesin faydasınadır. Bu çatışmalardan medet umanlar ve iktidar, artık bu anlayışlarından vazgeçsinler. Halkın barış isteğinin önünde engel olmaktan geri dursunlar. Bunları bu ülkeye yaşatanların Türkiye siyaset tarihinden artık silinmesi gerekmektedir.”
ERKAN BAŞ: KAYYUMLAR İKTİDARIN ÇÖKÜŞÜNÜ HIZLANDIRACAK
Ülkenin 17 yıldır baskı, zor, şiddet ve savaş politikalarıyla yönetildiğine vurgu yapan Türkiye İşçi Partisi (TİP) İstanbul Milletvekili Erkan Baş da, geride kalan 31 Mart ve 23 Haziran seçimlerinden büyük yenilgi alan iktidar partisinin kayyum atamalarıyla halklara misilleme yaptığını belirtti.
Kürt halkının barışı savunduğu kadar Türkler ve diğer halkların da barışta ısrarcı ve istekli olmaları gerekliliği üzerinde duran Baş, atanan kayyumların iktidarın çöküşünü hızlandıracağını söyledi.
GÜMÜŞTAŞ: BİRLİKTE KAZANDIK, BİRLİKTE SAVUNACAĞIZ
Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Eş Genel Başkanı Özlem Gümüştaş’a göre ise, bölgenin 3 büyük kentine kayyum atanmasının anlamı savaş politikalarında ısrar edileceği. Bu politikaya “Birlikte kazandık, birlikte savunacağız” diyerek karşı çıkmaya devam edeceklerini söyleyen Gümüştaş, “Barışın ve kardeşliğin altını eş başkanlarımızın mutlaka yeniden görevlerine dönmeleri ile dolduracağız. Mutlaka kazanacağız” dedi.
KURTULAN: EN ÇOK KADINLAR TEPKİ GÖSTERMELİ
HDP Mersin Milletvekili Fatma Kurtulan ise, ülkede yaşayan halklara baskıyı revan gören bir siyasi anlayışla karşı karşıya olduklarını kaydetti.
Bugün ülkede iktidar hariç herkesin barış istediğini belirten Kurtulan, “Barışı artık tutup, ayağa kaldırmamız gerekiyor. Kayyum politikası en çok eş başkanlık sistemini hedef alıp, kadın kazanımlarını yok ediyor. Bu nedenle kayyumlara karşı başta kadınlar olmak üzere herkesin tepki göstermesi gerekiyor” dedi.
ALTINEL: İKTİDAR SAVAŞ DAMARLARINI KAŞIYOR
Barış İçin Akademisyenler imzacısı olduğu için tutuklanıp, geçtiğimiz günlerde cezaevinden tahliye edilen Doç. Dr. Tuna Altınel de, ülkede son yıllarda artarak devam eden bir kutuplaştırma siyaseti yürütüldüğünü ifade etti.
İktidara göre en iyi yöntemin “damarlarını kaşımak” olduğunu, ancak bu yöntemin artık etkili olmadığını söyleyen Altınel, “Toplumun ilerlemesi ile baskıcı iktidarın gerilemesi bu yöntemin etkisini kaybetmesine yol açıyor. Bundan sonra bize düşen şey, bizim gibi demokratik ve barış talepleri yüksek olan mücadelemizi demokratik bir şekilde sürdürmemizdir” diye konuştu.
Kaynak: Mezopotamya Ajansı (MA)