TEK TİP’E VE PARAMİLİTER ÇETELERE GEÇİT YOK!

Dün itibariyle 695 ve 696 sayılı iki yeni KHK yayınlandı. İlki, hapishanelerde tek tip elbise dayatıyor. Diğeri, faşizmin paramiliter güçlerinin toplumsal direniş güçlerine ve halka dönük saldırı, infaz ve katliamlarının cezasızlığını güvenceye alıyor.

Hapishanelerde diş ve tırnakla, büyük bedeller ödeyerek kazanılmış olan sohbet, açık görüş, telefon, spor, mektup gibi haklar zaten bir süredir gasp edilmekteydi. Tek tip elbiseye uygulamasına geçiş kapsamında devrimci, yurtsever tutsakların yakalarına “terör kimliği” takmaya yönelik dayatmalar hız kazanmış, tutsakların kıyafetleri toplanmaya başlamıştı. Son yayınlanan KHK ile ön hazırlıkları yapılan saldırı uygulamaya konmuş oldu. Tek tip elbise uygulaması şimdiye kadar yıldıramadıkları, boyun eğdiremedikleri devrimci ve yurtsever tutsakların benliğini ve kişiliğini ezip birer posa haline getirerek teslim alınması yönünde atılmış bir adımdır.

Tek tip kararnamesi saldırısı sadece devrimci ve yurtsever tutsaklarla sınırlı değildir. Fakat aynı zamanda özgürlük, demokrasi ve devrim için mücadele eden tüm toplumsal mücadele güçlerine karşı açılmış bir savaştır. Tek dil, tek, bayrak, tek vatan, tek parti, tek adamdan sonra tüm topluma tek tip elbise giydirilmek istenmektedir.

Ancak faşist iktidar devrimci tutsakları ve direnişi teslim alamayacağını bilmelidir.12 Eylül’de tek tip dayatmasına karşı direnen, ölüm orucu ve açlık grevleriyle bedel ödeyen bu toprakların onurlu evlatları aynı bedeli yine ödemekten çekinmeyecek, direnecek ve geçmişte olduğu gibi, yine faşizme boyun eğdirecektir.

Tek tip elbise işkencesini yürürlüğe koyan ve paramiliter çetelerin katliam ve cinayetleri serbestleştiren KHK’lerin aynı anda yayınlanması tesadüf değildir. Asker ve polisin silah kullanma yetkilerini genişleten, bekçileri silahlandıran, özel güvenlikçileri teşvik eden Saray, şimdi de sivil faşist – paramiliter çetelerin cinayet işlemesinin hukuken de önünü açmakta ve onları teşvik etmektedir. Artık faşizme karşı mücadele eden ve Saray’a muhalif olan herkes doğrudan hedef haline gelmiştir. Maraş’ta, Sivas’ta, Çorum’da, Roboski’de, 19 Aralık’ta, Ulucanlar’da olduğu gibi katliam yapacak olanlar değil ceza almak, kovuşturmaya bile uğratılamayacaklardır.

Tüm amaçları, direnen, teslim olmayan, hak arayan toplumsal ve siyasal mücadele dinamiklerini iç savaş yöntemleri ile ezmektir. Hesapları budur. Fakat evdeki her hesap şimdiye kadar olduğu gibi çarşıda bozulacaktır. Bu hesabı bozacak olan da işçilerin, emekçilerin ve tüm ezilenlerin antifaşist direniş için her yerde örgütlenmeleri olacaktır.

Tek tip saldırısına da, paramiliter çetelere de geçit vermeyeceğiz! İç savaş ekenler direniş biçecekler!