TUTSAK SOSYALİSTLERE ÖZGÜRLÜK

Aralarında ETHA çalışanları İsminaz Temel, Havva Cuştan ve Ezilenlerin Hukuk Bürosu avukatları Özlem Gümüştaş, Sezin Uçar ile ESP üye ve yöneticilerinin olduğu 13’ü tutuklu 23 kişinin yargılandığı dava 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülüyor. Dava öncesi adliye önünde basın açıklaması gerçekleştirildi.

“Özgürlük”, “Özgür basın susturulamaz, tutuklu gazetecilere özgürlük”, “Sendikamızın avukatları Özlem Gümüştaş ve Sezin Uçar’a özgürlük” pankartları açılırken, tutuklu avukatların, gazetecilerin ve sosyalistlerin fotoğrafları taşındı. “Özgür basın susturulamaz”, “Bize gücünüz yetmez, biz kazanacağız”, “Baskılar bizi yıldıramaz” sloganları atıldı.

Açıklamaya Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, HDP Milletvekilleri Musa Piroğlu ve Züleyha Gülüm, Devrimci Parti, DİSK Yönetim Kurulu ve Limter-İş Genel Başkanı Kamber Saygılı, Suruç Aileleri, Cumartesi Anneleri, Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) Eşbaşkanı Okan Danacı, Sosyalist Kadın Meclisleri (SKM), Özgürlükçü Hukukçular Platformu, Tutsaklarla Dayanışma İnisiyatifi, Demokratik Alevi Dernekleri, Özgür Basın Platformu, İstanbul KHK Direnişçileri, BEKSAV katıldı.

İlk olarak konuşan Ezilenlerin Hukuk Bürosu (EHB) avukatlarından Can Tombul, “Büromuz avukatları Özlem Gümüştaş ve Sezin Uçar’ın, Etkin Haber Ajansı (ETHA) çalışanları İsminaz Temel ve Havva Cuştan’ın, Suruç yaralısı Mazlum Demirtaş’ın ve kardeşini Suruç katliamında kaybeden Özgen Sadet’in, ESP üye ve yöneticilerinin tutuklu yargılandığı davanın ilk duruşması, bugün İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlayacak” diye hatırlattı.

Referandum öncesi eylem yapacakları iddiasıyla 9 ay önce gözaltına alınan müvekkillerinin 2014-2015 ve 2016 yıllarında gerçekleşen çoğunluğu lŞlD’e karşı savaşırken yaşamını yitirenlerin cenazelerine katıldıkları gerekçesiyle tutuklandığına dikkat çeken Tombul, “Yani o yıllarda suç olmayan cenazeler ve anmalar 2017 yılına geldiğinde suç oluverdi” dedi.

Gümüştaş ve Uçar’ın, mesleğe ilk başladıkları andan itibaren gözaltında kaybedilenlerin, katledilen, şiddet gören kadınların, hapishanelerde işkence gören devrimcilerin, istismara uğrayan çocukların, işçilerin, öğrencilerin, Gezi direnişçilerinin, dokunulmazlıkları kaldırılan seçilmişlerin avukatlıklarını yaptıkları için tutuklandığını vurgulayan Tombul, “Soma katliamında, Diyarbakır, Ankara, Suruç, İstanbul bombalı saldırılarında yüzlerce insanın yaşamını elinden alan failleri ve bu faillerle kurulan ilişkileri sorgulayan gazeteciler, yazarlar ve araştırmacılar gibi meslektaşlarımız da ‘yaşam hakkı’ savunuculuğu yaptıkları için siyasi iktidarın her zaman hedefinde olmuşlardır” diye konuştu.

Ardından konuşan ESP MYK Üyesi Şahin Tümüklü, “Uzun bir süredir faşizm koşullarında partimiz ve toplumsal muhalefetin dinamikleri tutuklama, gözaltı saldırısı ve faşizmin zor biçimleriyle muhatap oluyor. Bunların her biriyle mücadele eden bizler faşizmi tanıyoruz. Faşizm, Suruç’tan bugüne, toplumsal muhalefetin, demokratik kuvvetlerin ve özgürlük mücadelesi verenlerin karşısında karanlığı zorbalığı ve yasakçılığı savunuyor” diye konuştu.

Çalışanlarının tutuklandığı ETHA adına konuşan Ebru Yiğit, gerçekleri halka ulaştırma iradesinin ve vicdanının yargılandığına tanıklık edeceklerini söyledi. “Arkadaşlarımız bu iktidarın zulmünü insanlara ulaştırdığı için yargılanacak” diyen Yiğit, “Arkadaşlarımız bu zulme karşı çıkmanın insani, vicdani olduğunu onların yüzüne haykıracak. ETHA olarak ilk kez bu sansürle karşı karşıya kalmıyoruz. Bu ülkedeki onlarca basın kuruluşu gibi yayın hayatına başladığımız ilk günden itibaren gerçekleri halka ulaştırmak istediğimiz için susturulmak istendik ama iktidar bir türlü şunu anlayamadı: ETHA’yı özgür basını gözaltı ve tutuklamalarla yıldıramazsınız. Çünkü ETHA gücünü iktidardan değil iktidarın yandaş medyasından değil gerçeklerden halktan ve gerçekleri halka ulaştırma vicdanından alıyor. Dolayısıyla bu saldırıların boşuna olduğunu söylüyoruz. Özgür basın susmayacak” ifadelerini kullandı.

ÖHP İstanbul Eş Sözcüsü İlknur Alcan ise “Bu davayı OHAL’den sonra yapılan baskılardan ayrı düşünemiyoruz. ÖHP olarak Özlem Gümüştaş ve Sezin Uçar’ın her daim yanında olduk ve bundan sonra da olacağız. Siyasi iktidar kendisine tabi avukatlar yaratmaya çalıştıkça direnen avukatları baskı tehdidiyle karşı karşıya bırakıyor. Bundan sonra da meslektaşlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz” diye kaydetti.

“Hergün haksız hukuksuz tutuklamalara tanıklık ediyoruz” diyen HDP Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, “İktidar bu ülkenin hukuk sistemini lağvetti bizlerde bu sisteme karşı direniyoruz. Ne yazık ki hükümet ve hükümetin elinde siyasi bir aparatı dönüşen yargı hiçbir hukuğu tanımıyor. İktidar bu ülkenin hukuk sistemini lağvetti. Bizlerde bu sisteme karşı direniyoruz. Biz bir çoğunu cezaevine koyarız bir çoğunu sindiririz ve böylece bu ülkenin sistemini değiştirebiliriz diye düşünebilirler. Kimse öyle bir rahatlığa kapılmasın. Ezilenler burada hak mücadelesi verenler, burada bir an olsun mücadele içerisinde tereddüt geçirmedik. Bu özgürlük mücadelesi bayrağını daha çok yükseltme sözü veriyoruz. Dayanışmamızı artıracağız” diye konuştu.

Kaynak: ETHA